İslamcı Kemalizm nedir?
Totalkirtasiye takipçilerine merhaba! Bu yazımız “İslamcı Kemalizm nedir” konusunu seven herkes için hazırlandı.
Sabah İzmir’de uyanıyorum. Perdeden içeri sızan ışık “bugün yine hiçbir şeyi tam anlamayacaksın ama çok düşüneceksin” diye fısıldıyor gibi. Telefon elimde, yarı uykulu yarı felsefi bir halde Twitter’a bakıyorum. Bir yanda “modernleşme tartışmaları”, diğer yanda “toplumsal değerler”, bir köşede de tamamen alakasız bir şekilde lahmacun fiyatları… Beynimdeyse garip bir kavram dönüp duruyor: İslamcı Kemalizm nedir?
Kulağa ilk anda sanki biri tarih dersinde yanlışlıkla iki farklı başlığı yapıştırmış gibi geliyor. Ama işin ilginç tarafı, bu tür kavramlar zaten çoğu zaman insanların kafasında, çay soğuyana kadar yapılan sohbetlerde, minibüs beklerken iç sesle tartışılan şeylerde doğuyor.
Ben de İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bu meseleye bakarken kendimi sürekli şu durumda yakalıyorum: “Tam çözdüm galiba” diyorum, iki dakika sonra “yok ya saçmalıyorum” moduna geçiyorum.
Bir kafede başlayan ideoloji krizi
Geçen gün Alsancak’ta bir kafedeyim. Yan masada iki kişi hararetli şekilde konuşuyor.
Biri diyor ki:
“Bu ülkenin modernleşme süreci…”
Diğeri hemen atlıyor:
“Tamam da değerlerimiz ne olacak?”
Ben de içimden:
“Abi ben sadece filtre kahve içmeye gelmiştim…”
Ama işte tam o anda zihnimde şu soru çakıyor: İslamcı Kemalizm nedir?
Garson geliyor, siparişimi soruyor. Ben de otomatik refleksle “orta şekerli tarih bilinci” diyecekken son anda kendimi tutuyorum. Çünkü bazı sorular var, sipariş vererek çözülemiyor.
İslamcı Kemalizm nedir? kavramının garip birlikteliği
Şimdi dürüst olalım. “İslamcı Kemalizm” dediğimiz şey, ilk duyulduğunda insanın beyninde kısa devre yaptıran bir ifade. Çünkü iki farklı tarihsel, toplumsal ve düşünsel damar bir araya geliyor gibi.
Bir yanda modernleşme, laiklik, devlet yapısı, reformlar…
Diğer yanda inanç, toplumsal değerler, kültürel süreklilik…
Ben bunu bazen şuna benzetiyorum: Aynı WhatsApp grubunda hem “sessiz olun sınav var” yazan biri hem de gece 3’te voice mesaj atan birinin birlikte çalışması gibi. Teoride mümkün ama pratikte herkes biraz stresli.
İslamcı Kemalizm nedir? sorusunu sorduğumuzda aslında tek bir net cevap aramıyoruz. Daha çok bir gerilim alanına bakıyoruz. Yani iki farklı düşünce sisteminin aynı zihinsel masada oturup “biz nasıl anlaşacağız?” demesi gibi.
Evde çay, dışarıda fikir savaşı
Annem mutfakta çay koyuyor, ben salonda düşüncelere gömülmüşüm.
“Ne düşünüyorsun yine?” diye sesleniyor.
“Anne, İslamcı Kemalizm nedir?”
Bir saniye duruyor. Sonra klasik anne refleksi:
“Sen aç mısın?”
İşte Türkiye’de bazı kavramların çözümü gerçekten bu kadar basit sanılıyor olabilir. Açsan yemek, değilsen çay. Ama zihnimde mesele büyüyor.
Çünkü bu kavram sadece kitaplarda değil, günlük hayatın içinde de yankı buluyor. Mahalle bakkalının siyaset yorumunda, taksiciyle yapılan kısa yolculukta, hatta halı sahada faul tartışmasında bile.
İzmir sokaklarında ideolojik düşünce yürüyüşü
Kordon’da yürürken kulaklıkta müzik, kafamda ise akademik olmayan ama oldukça iddialı düşünceler var.
Kendi kendime diyorum ki:
“Bak, İslamcı Kemalizm nedir sorusu aslında iki ayrı modernlik hikayesinin kesişimi olabilir.”
Sonra hemen iç sesim devreye giriyor:
“Sen daha geçen gün çamaşırları renkliye attın, beyazlar pembe oldu, hangi modernlikten bahsediyorsun?”
İç sesim bazen fazla dürüst. Ama haksız da sayılmaz.
Çünkü bu tür kavramlar üzerine düşünmek, sadece bilgi değil aynı zamanda biraz da zihinsel disiplin istiyor. Ama ben çoğu zaman market alışveriş listemi bile yarım unutuyorum.
Teoride büyük, pratikte karışık: Bir zihinsel mahalle
İslamcı Kemalizm nedir? sorusunu anlamaya çalışırken şunu fark ediyorum: Bu aslında tek bir ideoloji gibi değil, daha çok farklı düşünce katmanlarının üst üste binmesi gibi.
Bunu mahalle gibi düşünelim.
Bir sokakta modern devlet anlayışı var, diğer sokakta dini ve kültürel değerler. Bir köşede reformlar, diğer köşede gelenekler. Ve herkes aynı mahallede yaşıyor ama herkesin sesi farklı.
Ben de o mahallede bisikletle gezen, bazen yanlış sokağa giren biriyim.
Bir sokakta bir amca diyor ki:
“Eskiden böyle miydi evlat?”
Diğer sokakta gençler:
“Abi dünya değişti artık.”
Ben arada kalıp:
“Ben sadece markete gidiyordum…”
Kafanın içinde tartışan iki ses
Şunları da İnceleyin: İslam'da arkadan vajinaya girmek caiz midir ?
Bazen kendi içimde iki karakter konuşuyor gibi oluyor.
Bir taraf diyor ki:
“Bu kavramı tarihsel bağlamda düşünmek lazım.”
Diğer taraf:
“Tamam da tost soğuyor.”
İşte İslamcı Kemalizm nedir sorusu da bazen böyle iki sesli bir tartışmaya dönüşüyor. Bir taraf ideolojik analiz yapıyor, diğer taraf günlük hayatın pratik gerçeklerini hatırlatıyor.
Arkadaş ortamı: Herkes uzman, kimse emin değil
Geçen akşam arkadaşlarla oturuyoruz.
Biri çok ciddi şekilde konuşuyor:
“Bence bu mesele tarihsel bir sentez…”
Diğeri hemen araya giriyor:
“Kanka sen geçen gün musluğu tamir edemiyordun.”
Ben de sessizce çayı karıştırıyorum. Çünkü bazı anlarda en doğru strateji gözlem yapmak.
Sonra konu dönüyor dolaşıyor yine aynı yere geliyor: İslamcı Kemalizm nedir?
Ama kimse net bir tanım veremiyor. Herkes biraz hissediyor, biraz yorumluyor, biraz da boşlukları dolduruyor.
Zihinsel overload: Çok düşünmenin yan etkileri
Bazen düşünüyorum da, insan bazı kavramları fazla düşündükçe daha da karışıyor.
Mesela ben İslamcı Kemalizm nedir diye düşündükçe:
Tarih aklıma geliyor
Toplum yapısı geliyor
Kimlik meselesi geliyor
Bir de açlık hissi geliyor (çok kritik)
Ve sonunda kendimi buzdolabının önünde buluyorum. Bu da benim kişisel “entelektüel kapanış ritüelim” olabilir.
Gündelik hayatla ideoloji arasında sıkışmak
İzmir’de yaşamanın garip bir yanı var. Bir yandan çok rahat bir şehir, bir yandan da sürekli düşünmeye açık bir atmosfer.
Deniz kenarında otururken bile kafanın içinde bir tartışma başlayabiliyor.
“Acaba bu kavramlar gerçekten birbirine zıt mı?”
“Yoksa insanlar mı zıtlaştırıyor?”
“Ben neden bunu düşünürken sigortayı kontrol etmeyi unuttum?”
İşte İslamcı Kemalizm nedir sorusu da böyle anlarda daha da büyüyor. Sadece akademik bir konu olmaktan çıkıp zihinsel bir yankıya dönüşüyor.
Bir taksi yolculuğunda felsefe
Taksici abi radyo açmış, fonda haberler.
Ben arka koltukta düşünüyorum.
Taksici soruyor:
“Abi ne iş yapıyorsun?”
Ben:
“Düşünüyorum.”
Bir an sessizlik.
Sonra:
“Yani?”
İşte o “yani?” kısmı hayatın özeti gibi. Çünkü bazı düşünceler somut bir işe dönüşmüyor ama zihni sürekli meşgul ediyor.
Ve ben yine içimden aynı soruya dönüyorum: İslamcı Kemalizm nedir?
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Totalkirtasiye olarak “İslamcı Kemalizm nedir” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Sonuç gibi değil, devam eden bir düşünce
Aslında en garip şey şu: Bu tür kavramların net bir bitiş noktası yok. Bir makale yazılır, bir tartışma yapılır, bir kitap okunur ama zihindeki soru tamamen kaybolmaz.
İslamcı Kemalizm nedir sorusu da tam olarak böyle bir şey. Bir tanım arayışından çok, bir düşünme biçimi. Biraz tarih, biraz toplum, biraz da günlük hayatın içinden geçen küçük gözlemler.
Benim içinse daha basit bir karşılığı var: Sabah kahvesi içerken başlayan, gün içinde minibüste devam eden, akşam eve gelince buzdolabının önünde son bulan bir zihinsel yolculuk.
Ve belki de en dürüst cevap şu:
Bazı sorular çözülmek için değil, düşünülmek için var.
Ben de düşünmeye devam ediyorum. Ama önce çay koymam lazım.