Gündelik Tüketim, İade Kültürü ve “Karaca’da para iadesi var mı?” Sorusunun Sosyal Arka Planı İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan 29 yaşında bir genç olarak gündelik hayatın içinde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri tüketim alışkanlıklarının sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir dil taşıması. Özellikle ev eşyası, mutfak ürünleri ve hediyelik ürünler söz konusu olduğunda, “Karaca’da para iadesi var mı?” gibi bir soru bile insanların gelir düzeyinden güven algısına, toplumsal cinsiyet rollerinden kent yaşamının hızına kadar birçok şeyi açığa çıkarıyor. Son yıllarda özellikle büyük markaların iade ve değişim politikaları, sadece alışverişin teknik bir detayı olmaktan çıktı. İnsanların kendini…
Yorum BırakUfak Tefek Şeyler Yazılar
Semboller, Güç ve Görünürlük: Altın Halka Küpe Üzerinden Toplumsal Düzen Okuması İnsan toplulukları yalnızca maddi çıkarlar etrafında değil, aynı zamanda semboller etrafında da örgütlenir. Bir nesnenin “fayda”sı çoğu zaman fiziksel işlevinden çok, taşıdığı anlamla belirlenir. Altın halka küpe, bu bağlamda sıradan bir aksesuar olmaktan çok daha fazlasını temsil eder: görünürlük, aidiyet, statü ve bazen de sessiz bir siyasal beyan. Güç ilişkileri üzerine düşünen herhangi bir zihin için şu soru kaçınılmazdır: Bir takı, nasıl olur da toplumsal düzenin mikro düzeydeki bir yansımasına dönüşür? Bu sorunun cevabı, iktidarın yalnızca devlet aygıtında değil, gündelik yaşamın en küçük detaylarında bile dolaşımda olduğunu gösterir. Altın…
Yorum BırakTotalkirtasiye ailesinin bugünkü konusu Alpaka kumaş kaç gramdır; detayları kaçırmayın. Başlangıç: Kumaşa Dokunurken Topluma Dokunmak İnsan çoğu zaman bir kumaşa dokunduğunda yalnızca lifleri, dokuyu, ağırlığı hisseder. Oysa aynı dokunuş, görünmez bir toplumsal hikâyeyi de taşır. Bir tekstil ürününün hafifliği ya da ağırlığı sadece teknik bir veri değildir; üretim ilişkilerinden tüketim alışkanlıklarına, sınıfsal farklılıklardan kültürel kodlara kadar uzanan geniş bir alanın izlerini barındırır. “Alpaka kumaş kaç gramdır?” sorusu da ilk bakışta teknik bir merak gibi görünse de, aslında daha derin bir toplumsal katmana açılır. Bu yazıda alpaka kumaşın teknik özelliklerinden hareketle, üretim ve tüketim süreçlerinin toplumsal anlamlarını, normlarını ve eşitsizliklerini ele…
Yorum BırakAlgoloji Ne ile İlgilenir? İnsan Zihninin Ağrıyla Kurduğu Görünmez Diyalog İnsanın davranışlarını anlamaya çalışırken en çok takıldığım noktalardan biri, bedenin yalnızca biyolojik bir yapı olmaması. Bir sinyal gönderiyor, evet; ama o sinyalin zihinde nasıl bir hikâyeye dönüştüğü bambaşka bir mesele. Ağrı dediğimiz şey, sadece sinir uçlarından gelen bir uyarı değil; düşüncelerle, hatıralarla, beklentilerle ve hatta sosyal çevrenin bakışıyla yeniden yazılan bir deneyim. Bu yüzden “algoloji neyle ilgilenir?” sorusu bana her zaman tıptan çok psikolojinin kapısını aralayan bir soru gibi geliyor. Çünkü ağrının kendisi kadar, onun nasıl algılandığı da en az o kadar belirleyici. Algolojinin Psikolojik Zemini: Ağrı Bir Veri Değil,…
Yorum BırakZihnin Sınırları, Mülkiyetin Gerçeği ve Etik Sorgulama Bir mahkeme salonunun sessizliğinde, imzanın atılmasını bekleyen bir evrakın üzerinde düşünelim: “Bu karar gerçekten kime aittir?” diye soran bir ses, yalnızca hukukçunun değil, filozofun da zihninde yankılanır. Çünkü mesele yalnızca bir taşınmazın devri değildir; mesele, iradenin ne zaman “irade” sayıldığıdır. Eğer akıl, kendi sürekliliğini yitirmişse, mülkiyetin anlamı hâlâ aynı kalır mı? Yoksa mülkiyet dediğimiz şey, bilincin kırılganlığına bağlı bir yanılsama mı? Bu sorular, etik, epistemoloji ve ontoloji arasında gidip gelen bir düşünce hattı açar. Ve tam da bu hat üzerinde, etik sorumluluk ile bilgi kuramı arasındaki gerilim görünür hale gelir. Akıl, İrade ve…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Günlük Teknolojiyle Etkileşim Hayatımızda farkında olmadan öğrendiğimiz pek çok şey var; bazen bir uygulamayı açarken, bazen bir cihazın ışığının yanıp sönmesini gözlemlerken. Örneğin AirPods’un şarjdayken yeşil ışık yanıp sönmesi, sadece bir teknik uyarı değildir; bu basit etkileşim, pedagojik bir merakın kapılarını aralayabilir. İnsan zihni, günlük yaşam deneyimlerinden de öğrenir; öğrenme stilleri farklı olsa da, her birey bu küçük göstergelerden bilgi çıkarabilir, yorumlayabilir ve yeni sorular üretebilir. Öğrenme teorileri bize, bilgiyi sadece almak değil, anlamlandırmak ve dönüştürmekle ilgili olduğunu öğretir. Jean Piaget’nin yapılandırmacı yaklaşımı, Lev Vygotsky’nin sosyal öğrenme teorisi ve John Dewey’in deneyimsel öğrenme anlayışı, teknolojinin günlük…
Yorum BırakTotalkirtasiye okurları için hazırlanan Adana Portakal Çiçeği Festivali kaç gün içeriği burada sona eriyor. Adana Festivalleri Nelerdir? – Bir Şehrin Ontolojisi Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir şehrin sokaklarında yürürken şu soru zihni sessizce yoklar: “Burada gerçekten ne yaşanıyor?” Aynı kalabalığa bakan iki kişi, aynı müziği duyan iki kulak, aynı kokuyu alan iki burun… Peki neden farklı anlamlar üretir? Adana gibi festivallerle yaşayan bir şehirde bu soru daha da keskinleşir: Adana festivalleri nelerdir? sorusu aslında yalnızca bir liste arayışı değil, varlığın, bilginin ve ahlaki düzenin sorgulanmasıdır. Ontolojik Perspektif: Festivaller “Ne”dir? Ontoloji, “olan şey nedir?” sorusuyla başlar. Adana festivallerine bakarken ilk mesele…
Yorum Bırak“6284 kalktı mı?” sorusunun zihinde açtığı kapı: Bir psikolojik okuma Herkese selam! Totalkirtasiye olarak İstanbul Sözleşmesi iptal edildi mi hakkında dolu dolu bir içerik hazırladık. Bazı sorular vardır, cevabı kısa olsa bile zihinde uzun yankılar bırakır. “6284 kalktı mı?” sorusu da bunlardan biri. Çünkü mesele yalnızca bir kanunun yürürlükte olup olmaması değildir; aynı zamanda insanların bilgiye nasıl ulaştığı, neye inandığı, neden kaygı duyduğu ve bu kaygıyı nasıl birbirine aktardığıdır. Bazen bir cümle sosyal medyada belirir, ardından hızla yayılır. Kimse resmi kaynak kontrol etmez ama zihin çoktan kararını vermiştir. İşte tam burada psikolojinin alanına gireriz: gerçeklik ile algı arasındaki ince çizgiye.…
Yorum Bırakİkinci Üniversitede Hangi Derece ve Kademe Yükselebilir? Psikolojik Bir Okuma İnsan zihninin öğrenmeye neden yeniden yöneldiğini düşündüğümde, çoğu zaman tek bir motivasyonla karşılaşmıyorum. Bazen eksik hissedilen bir kariyer çizgisi, bazen bastırılmış bir merak, bazen de “kendini yeniden tanımlama” isteği… İkinci üniversite fikri tam da bu içsel katmanların kesiştiği bir noktada duruyor. Bu konu çoğu zaman teknik bir soruya indirgenir: “İkinci üniversitede hangi derece ve kademe yükselebilir?” Ancak bu sorunun arkasında yalnızca mevzuat değil, insanın kendi değerini yeniden konumlandırma çabası vardır. Bu yazıda konuyu yalnızca idari bir çerçeve olarak değil; bilişsel süreçler, duygusal dinamikler ve sosyal psikolojik etkiler üzerinden ele alacağım.…
Yorum BırakMerhaba Totalkirtasiye okurları! Bugün sizlerle “Uçan karınca ne zaman çıkar” konusunu ele alacağız. O Sıcak Yaz Akşamı Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarından biriydi. Gün boyu şehri saran tozlu rüzgârın ardından eve dönmüştüm. Pencerenin kenarına oturup defterimi açtım. Dışarıda hafif bir meltem vardı, ama o akşam bir şey farklıydı. Ufukta, güneşin son ışıklarıyla birlikte, küçük bir gölge hareket ediyordu: uçan karıncalar. “Ne zaman çıkarlar acaba?” diye kendi kendime sordum. Bu soru, basit gibi görünse de içimde garip bir merak ve heyecan uyandırdı. Bekleyişin Sessizliği Odanın içine ışığın süzüldüğü pencere kenarında otururken, karıncaların dışarıdan sessizce süzüldüğünü izledim. Onların çıkış zamanı, kendi hayatımdaki belirsizliklerle…
Yorum Bırak