Batmanan Gemi Neden Batmıyor?
İzmir’de, 25 yaşında, sabahları uyandığında yüzüne çarpan sıcak güneş ışığıyla uyanan, akşamları arkadaş ortamında esprilerle dolu bir hayat süren, fakat bazen her şeyi fazla düşünen biri olarak, bugün bu yazıda sizlere “Batmanan gemi neden batmıyor?” sorusunu eğlenceli bir dille açıklamaya karar verdim. Bu arada, baştan söyleyeyim, yazı boyunca Batman’ın gemisiyle ilgili ciddi bir açıklama beklemeyin. Çünkü daha çok hayatın absürtlüğünü, mizahi bakış açısıyla anlatmaya çalışacağım. Hazır mısınız? Hadi başlıyoruz!
Gemi mi? Batman mı?
Gelin önce kafamızda gemiyi bir netleştirelim. Gemi, devasa bir taşıma aracıdır, öyle değil mi? Yani, denizin üstünde giderken karaya çakılmaması gereken, bir şekilde denizin dalgalarına karşı dik durmaya çalışan, bazen gerçekten de fazla büyük olan bir araç.
Ama bir de Batman var. Evet, yanlış duymadınız, Batman. O bildiğiniz kara kızı Batman. Hani şu maskesiyle, pelerinli, “Gotham’ı kurtarmaya geldim” diyen adam. Gemi? Yok. Peki o zaman soru şu: “Batmanan gemi neden batmıyor?”
Kahve İçerken Akıllara Gelen Soru: Batman’ın Gemisi Neden Batmaz?
Arkadaş ortamında, bir akşam çayı içtikten sonra, bir arkadaşım tam “Batmana neden gemi batmıyor?” sorusunu sorduğunda, ben de kendi kendime, “Bu soru neden benim aklımı bu kadar meşgul ediyor?” diye düşündüm. Sonra fark ettim. Cevaplar her yerdeydi, sadece bakış açımı değiştirmem gerekiyordu. Hepimizin düşündüğü gibi, belki de bu çok daha derin bir soruydu. Batman’a, bu gemiye ya da hayatta karşılaştığımız her türlü absürditeye farklı bir açıdan yaklaşmamız gerekiyordu.
Tabii, normalde böyle bir soruyla karşılaştığımda, tipik bir İzmirli espri anlayışıyla “Çünkü batmaya vakti yok!” gibi bir şeyler söylüyorum. Ama… Batmayan gemi meselesi, bir bakıma bizim de yaşadığımız hayattaki bazen bozulmayan ya da bir şekilde içinden çıkamadığımız durumlarla bir araya gelebilir.
Batman ve “Gemi Batmaz” Felsefesi
Şimdi gelelim bir başka noktaya: “Batmanan gemi neden batmıyor?” sorusunun biraz da felsefi yönüne. Kimi zaman hayatımıza o kadar çok şey sızar ki, her şeyin batması, düşmesi, kötüleşmesi an meselesidir. Yani Batman’ın gemisi batsa bile bu, sadece başka bir günün getireceği yeni bir felakettir.
Bir arkadaşım bir gün “Benim de bir Batman’ım olmalı!” dediğinde, “Yani bir pelerinli adam mı? Gemiyle gezecek, batmayan bir gemiyle mi?” diye sordum. Bu kadar rahatlamak bazen karmaşık bir dünyanın içinde, her şeyin kontrollü görünmesini istemek gibidir. Gerçekten de Batman’ın gemisinin batmaması, hayatın normal akışına dair gizli bir mesaj veriyor olabilir. Yani, belki de gerçek soruyu soranların ihtiyacı olan şey, hayatın karmaşasını görmek ve bununla birlikte, o karmaşanın tam ortasında kendini bulmaktır.
Kısa Diyalog:
Ben: “Batman’ın gemisi niye batmaz?”
Arkadaş: “Çünkü Batman süper kahraman!”
Ben: “Aha, demek ki süper kahramanlar gemi batırmaz!”
İç Ses: “Gemi Batarsa, Bu Adamın Sorumluluğu!”
Evet, bazen bir şeyler batacaksa, birinin sorumluluğunda olmamalı. Yani, şayet Batman, bir gemiyi batırmaya kalkarsa, bu gerçekten çok ilginç olurdu. Çünkü batmayan bir gemi, aslında ne kadar da fazla kontrolden çıkmamış bir hayatı simgeliyor. Kendi iç sesime bakıyorum, diyorum ki:
“Sen o gemiyi batırmazsan, bu sana bağlı, her şeyin kontrolünü sen elinde tutarsın! Ama bak, eğer seni bir Batman haline getireceklerse, geminin batan bir durumda olmaması lazım!”
Burada kastettiğim şey şu: Hepimiz, hayatı yönlendirme, kontrol etme arzusuyla bazen yola çıkıyoruz. Ama o gemi bir şekilde batar, ama önemli olan, batarsa bile onu nasıl yönettiğimizdir.
Batman’ın Gemiye Binme İhtimali: Gerçekten?
Bir de şu soruya takılalım: Batman gerçekten bir gemiye binse, o geminin batmama ihtimali ne olurdu? Bu da tamamen bir soru işareti. Bence Batman, deniz yerine uçmayı tercih ederdi. Tabii, gemi batarsa, kimse Batman’a şunu demek zorunda kalmaz: “Hadi, batırdın gene! Bir tek bu gemiyi batıramadın!”
Evet, kabul ediyorum, belki biraz karamsar bir bakış açısı olabilir ama şöyle düşünün: Her durumda batmayan gemiler de var. Birçok kişi, her durumda başarısız olurken, Batman’ın gemisi başarıyla hareket eder. Ama buradaki esas mesele, insanların her zaman en iyi şekilde kalması gerektiğine olan inançlarından kaynaklanıyor. Sadece batmayan gemiyi sürmek değil, aynı zamanda o geminin içindeki herkesin mutlu olmasına da odaklanmak gerekir.
Batman’ın Gemi Olmaz, Ama Bize Öğrettiği Ders Var
Bir noktada şunu fark ettim: Batman’ın gemisi batmıyor, çünkü o gemiyi batırma gibi bir derdi yok. Hedefi farklı. Belki de biz, hayatımızda batan gemilere çok fazla odaklanıyoruz ve her şeyin kontrolsüz bir şekilde ilerlemesine odaklanıyoruz. Ama şayet Batman olsaydık, tek bir gemiye takılıp kalmazdık. Her yeni gün yeni bir gemiyle karşılaşmak gibi düşünün. İster batırsın, ister batmasın; önemli olan, her gemiyi yeni bir fırsat olarak görmek.
Sonuç: Batman’ın Gemisi ve Bizim Hayatımız
Bir geminin batmaması, hayatın doğal akışına aykırı bir şey gibi gelebilir. Ama belki de en doğru olan şey, gemi batarsa, her şeyin sona ermediğini kabul etmek. Çünkü hayat batmayan bir gemi gibi değil, her zaman dalgalarla mücadele eden bir tekne gibi. Ama bu mücadelenin içinde bizler de her an bir Batman olabiliriz.
Yani, bir geminin batmaması, bazen sadece çok fazla düşünmeye gerek olmadığını gösteriyor. Batman’ın gemisi neden batmıyor? Çünkü onun gemisi, içindeki hayatta olduğu gibi güçlü. Peki biz? Biz de bazen güçlü olmalıyız. Ama unutmayın, her zaman!